31 Aralık 2013
30 Aralık 2013
Kendimden alıntılar
Yeğenime temel epistemelojik kavramları
anlatmaya çalıştığım 3 saatlik bir hafta sonu eğlencesinin vardığı nokta, şu acı itiraf
oldu: “Sintetik apriori’nin ne olduğunu ben de anlamıyorum ve esasında bütünüyle
anlayan birisinin olduğunu da sanmıyorum; kavramı ortaya atan Kant’ın kendisi
de dahil...” Komik tarafı şu ki, aynı acı itiraf ontolojik kavramlar bağlamında
“ding an sich” için de dile getirilebilir, Kant kısmı da dahil olmak üzere...
İşte üstüne saatlerce zihinsel emek harcamış olmakla gurur duyduğumuz modern
felsefenin gelip dayandığı sınır budur.
18 Aralık 2013
AMK Partisi
Aşırı Milliyetçi Komünist Parti Marşı
Tayyib ne bilir devrimi, barikatlarda cefayı
Milletin sırtından geçinip sürdüler sefayı
Yabancı sermayenin elleri bakanlara ulaşınca
Kendileri de gördü komutanlara ettikleri ezayı
Devrim yoluna cenk edelim, direnelim her an
Kapital'de zaferi okuduk Hazreti Marx'tan
Bilmeyenler için; ilhamı 'mehter marşı'ndan aldık, bayrağı da bobiler'den kopi pestledik... Bu arada... İlk beyitte Arapça bir kelime kullandım; tayyib Arapça lûgatta "temiz, pak" olarak geçer... Yani "temiz pak olanlar, kirlenmekten korkanlar ne bilir barikatı" anlamındadır yani... (Her şeye rağmen bir üçbuçuk var hala :p) Sevgi, saygı, hoşgörü
Tayyib ne bilir devrimi, barikatlarda cefayı
Milletin sırtından geçinip sürdüler sefayı
Yabancı sermayenin elleri bakanlara ulaşınca
Kendileri de gördü komutanlara ettikleri ezayı
Devrim yoluna cenk edelim, direnelim her an
Kapital'de zaferi okuduk Hazreti Marx'tan
Bilmeyenler için; ilhamı 'mehter marşı'ndan aldık, bayrağı da bobiler'den kopi pestledik... Bu arada... İlk beyitte Arapça bir kelime kullandım; tayyib Arapça lûgatta "temiz, pak" olarak geçer... Yani "temiz pak olanlar, kirlenmekten korkanlar ne bilir barikatı" anlamındadır yani... (Her şeye rağmen bir üçbuçuk var hala :p) Sevgi, saygı, hoşgörü
Bazarov gündemi değerlendiriyor
"İşgal ettiğim bu daracık yer, benim ilişkim olmayan yerlere oranla küçük ve sıradan... Yaşadığım zaman parçası önceleri içinde olmadığım, gelecekte de olmayacağım sonsuzluğun yanında o kadar anlamsız ki... Oysa ki bu atomun içinde, bu matematiksel noktada kan dolaşıyor, beyin arzuluyor. Bu ne kepazelik, bu ne saçmalık... Adam gibi adam kendisine ilişkin düşünülecek şeyi olmayan, sözünün dinlenmemesi ya da kendisinden nefret edilmesi gereken insan demektir..."
Babalar ve Oğullar
İvan Turgenyev
Bazı evlatlar ve bazı babalarla ilgili rüşvetli-gemicikli gündem kızışmaya başlamışken, Turgenyev'in edebiyat tarihine geçmiş karakteri Bazarov'un ağzından kısa bir paragraf... Bilhassa son cümlesiyle... Sevgi ve saygıyla...
Dili Kemikliler Cumhuriyeti'nde yeni bir gün
Haziran'daki olaylar esnasında CNN Türk'ün reklam aralarını geniş tutup, süresini iyice uzata uzata yayınladığı penguen belgeseli esnasında şamarı yüzümüzün orta yerine yedik aslında; birileri pervasızca yalan söylüyordu ve gerçeği örtbas etme yarışı içindeydiler... Polisin orantısız güç kullandığı ana akım medyada ima dahi edilemedi...
Gerçi kabahat onlarda değil, "Vesayetlerden kurtuluyoruz" gazıyla oy verdikleri siyasi tavrın, kökten getirdiği sultacı ve dayatmacı ideolojiyi görmekten aciz kaldıkları halde, 80-100 yıl önce Batı'daki akademik çevrelerin şöyle bir tartışıp rafa kaldırdığı meseleleri anlatan kitapları, 20-30 yıl önce üstün körü ve el yordamıyla Türkçe'ye tercüme etti diye kendilerini büyük entelektüeller/profesörler olarak bu ülkeye pazarlamaktan geri durmayan sözde Liberallerde... (Bilemeyenler için not: Liberaller genelde, monarşi rejimlerinin göbeğinde ortaya çıkan ve kelle koltukta fikir mücadelesi veren insanlardır. Başarı olanları sonradan lord olmuştur, orası tamam... Ama önce kendisine lord payesi biçip sonradan liberalcilik oynamaya heveslenene pek raslanmamıştır)
Kabahat kimde olursa olsun, sadece 10-20 yıldır değil, aşağı yukarı 2000 yıldır geniş halk kitlelerine yalanlar söylendiğinin, masallar okunduğunun ve bu masalcılık görevini en cansiperane biçimde üslenenlerin de aslında kendi hizmetlerini halka "dürüstlük perdesi altında gizleyerek" satmaya çalıştıklarının en açık ispatıydı penguenler...
Sonra hem siyasilerden, hem de bu "new age gölge oyunu" meddahlarından, öyle pervasız yalanlar ve "Bunların da hakkaten dilinin kemiği yokumş" dedirten demeçler işitik ki... Ağaçla yapılan röportajlar mı dersin, balık gözü kamerayla çoğaltılan kalabalıklar mı... En "dil-kemik" dumuru yaşatan durumsa, Suriye ve Mısır'daki kandan kendilerine oy devşirmeye çalışanların, "Adeviyye'de insanlar ölürken hayvan belgeseli yayınlayan batı medyası" diyerek Taksim'de ölen insanları görmezden gelmesi oldu...
Dün sabah başlayan ve kabine üyelerin de aralarında bulunduğu onlarca kişiyi hedef alan yolsuzluk soruşturmasından sonra, bugün sadece iktidar partisi değil; muhalefetten yandaş/candaş medyaya, meydanlara çıkanlardan kendini "kıl" ilan edenlere kadar herkes bir şeyler söyleyecek bugün... Her söylenen "Sizin dilinizin kemiğine..." diye sinkafa yol açacak benim cephemde...
Gerçi kabahat onlarda değil, "Vesayetlerden kurtuluyoruz" gazıyla oy verdikleri siyasi tavrın, kökten getirdiği sultacı ve dayatmacı ideolojiyi görmekten aciz kaldıkları halde, 80-100 yıl önce Batı'daki akademik çevrelerin şöyle bir tartışıp rafa kaldırdığı meseleleri anlatan kitapları, 20-30 yıl önce üstün körü ve el yordamıyla Türkçe'ye tercüme etti diye kendilerini büyük entelektüeller/profesörler olarak bu ülkeye pazarlamaktan geri durmayan sözde Liberallerde... (Bilemeyenler için not: Liberaller genelde, monarşi rejimlerinin göbeğinde ortaya çıkan ve kelle koltukta fikir mücadelesi veren insanlardır. Başarı olanları sonradan lord olmuştur, orası tamam... Ama önce kendisine lord payesi biçip sonradan liberalcilik oynamaya heveslenene pek raslanmamıştır)
Kabahat kimde olursa olsun, sadece 10-20 yıldır değil, aşağı yukarı 2000 yıldır geniş halk kitlelerine yalanlar söylendiğinin, masallar okunduğunun ve bu masalcılık görevini en cansiperane biçimde üslenenlerin de aslında kendi hizmetlerini halka "dürüstlük perdesi altında gizleyerek" satmaya çalıştıklarının en açık ispatıydı penguenler...
Sonra hem siyasilerden, hem de bu "new age gölge oyunu" meddahlarından, öyle pervasız yalanlar ve "Bunların da hakkaten dilinin kemiği yokumş" dedirten demeçler işitik ki... Ağaçla yapılan röportajlar mı dersin, balık gözü kamerayla çoğaltılan kalabalıklar mı... En "dil-kemik" dumuru yaşatan durumsa, Suriye ve Mısır'daki kandan kendilerine oy devşirmeye çalışanların, "Adeviyye'de insanlar ölürken hayvan belgeseli yayınlayan batı medyası" diyerek Taksim'de ölen insanları görmezden gelmesi oldu...
Dün sabah başlayan ve kabine üyelerin de aralarında bulunduğu onlarca kişiyi hedef alan yolsuzluk soruşturmasından sonra, bugün sadece iktidar partisi değil; muhalefetten yandaş/candaş medyaya, meydanlara çıkanlardan kendini "kıl" ilan edenlere kadar herkes bir şeyler söyleyecek bugün... Her söylenen "Sizin dilinizin kemiğine..." diye sinkafa yol açacak benim cephemde...
17 Aralık 2013
Aferin çok güzel saçmalamışsın
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Demirören, Vikipedi'den öğrendiğim kadarıyla siyaset sosylojisi eğitimi almamış... Ama kendisine güveni öyle fazla ki "Rabia işaretinin siyasi olmadığını" ama "Yüce Atatürk" yazısıyla "Mandela tişörtlerinin" izin alınmayı gerektirecek siyasi eylemler olduğunu söyleyecek kadar çoşabiliyor...
Ben siyaset sosyolojisi eğitimi aldım ve şöyle diyorum: Rabia işareti siyasi değilse, Sırpların yaptığı "Çetnik" işareti de siyasi değildir... Ratko Mladic, Slobodan Milosevic falan tutuklanmış, yargılanmış veya yargılanmamış ne gam zaten... Neticede o olayın önümüzdeki seçimlerde oy dağılımını değiştirme olaslığı yok. Yine de merak ediyorum, bu hafta Türkiye liginde oynayan bütün Sırp oyuncular sahaya "Çetnik" işareti yaparak gelseler mesela... Neler olur acaba...
Okuma ödevi: Bosnian Genocide - Wordpress
Ben siyaset sosyolojisi eğitimi aldım ve şöyle diyorum: Rabia işareti siyasi değilse, Sırpların yaptığı "Çetnik" işareti de siyasi değildir... Ratko Mladic, Slobodan Milosevic falan tutuklanmış, yargılanmış veya yargılanmamış ne gam zaten... Neticede o olayın önümüzdeki seçimlerde oy dağılımını değiştirme olaslığı yok. Yine de merak ediyorum, bu hafta Türkiye liginde oynayan bütün Sırp oyuncular sahaya "Çetnik" işareti yaparak gelseler mesela... Neler olur acaba...
Okuma ödevi: Bosnian Genocide - Wordpress
06 Aralık 2013
Hürriyet değil Müfteri (m ile f joker)
Herkes için daha fazla hürriyet isterken birileri
"Hürriyet benim" diye öldürüyordu
Kara derilileri...
Zaten kara derili olana
Kara çalmaya çalışmakla
İştigal ediyordu bunların en muteberleri...
Ödev: http://serhatozturk.blogspot.com/2010/01/devrim-twitlenmeyecek.html
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Bunu Okumadan Geçmeyin
Bana inanmıyorsun bari korsana da inanma
Bilişim güvenliği uzmanı falan değilim. Bilgisayar mühendisi ya da programcısı da değilim. Hatta matematiği CB ile, mantığı (beşinci alışımd...
Blogun Kare Ası
-
D-Smart hafta içi her akşam House M.D. 'nin tekrar bölümlerini veriyor... Sonra da pazar günleri beş bölüm üstüste maraton çakıyor. U...
-
Kadınların paylaşacak daha çok materyali var. Popodur, efenime söyliyim genital bölgedir, herkeste var. Bir çift meme de Allah'a şükür b...
-
Bu ne sıcak lan? Olm bak adamın akılını başından alır, mübalasız söylüyorum götümden ter akıyor. Evet götümden! Arkama yaslanıp film seyrede...
-
Bilişim güvenliği uzmanı falan değilim. Bilgisayar mühendisi ya da programcısı da değilim. Hatta matematiği CB ile, mantığı (beşinci alışımd...