askerlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
askerlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mart 2017

İnternet or it didn't happen?!

İnternete fotoğraflarını koymadım diye Aliya İzzetbegovic'in mezarında Fatiha okumadım mı?
İnternete fotoğraflarını koymadım diye dalgayla sürüklenen ufak çocuğu kurtarmadım mı (cennette dubleks yerim hazır kanka)
İnternete fotoğraflarını koymadım diye Malmsteen'in konserine gitmedim mi?
İnternete fotoğraflarını koymadım diye askerde 9'da9 isabetle atış yapmadım mı?
İnternete fotoğraflarını koymadım diye karda Doblo'yu zincirsiz kullanmadım mı?
İnternete fotoğraflarını koymadım diye 100 metre kelebeği 2 dakikada yüzmedim mi? (nerden baksan iyi derece)
İnternete fotoğraflarını koymadım diye bu hafta çimleri biçmedim mi?
İnternete fotoğraflarını koymadım diye Kimya 101 finalinden 100 almadım mı? (çan eğrisi mi? peehh!)

Sahi, interneti ne ara hacı annemin fotoğraf albümüne dönüştürmenin iyi bir fikir olduğuna karar verdik insanlar olarak?! O toplantıyı ne ara kaçırdım ben?

Bu zırvalığa ortak olmadığım için kusura bakmayın... Benim facebook/twitter sayfalarımda beklediğiniz yoğunluk yok diye de bana kızmayın... {Ki zaten instagramım hatta whatsapp'ım falan zaten hiç yok!}

Oh! İçimde kalmadı, söyledim! Rahatladım.

Şimdi kimyasal bileşimi değiştirmeden termal mukavemeti arttırılan metallerle ilgili makalelerime geri dönebilirim!

Evet, instagramım yok ama ResearchGate hesabım var, oradan haberleşelim...

27 Mayıs 2011

Civitas ve Civilization

Keşke kimse özlemese beni... Ama durduğunuz yerde duramıyorsunuz! Yine özlemişsiniz işte. Ben de geldim!

Darılmaca gücenmece olmasın. Kimseyi özlemedim. Hiç bir şeyi. Sadece kendimi özledim. Sivil ve özgür olan halimi özledim. Kendimi "kendim" olarak bildiğim tek halim o çünkü. Ona duyduğum özlemden size yer kalmadı. Aralık'ın 12'sinden itibaren özledim kendimi, daha ilk saatlerden itibaren. Ve özlemim hâlâ yatışmadı...

"Başka bir ben" oldum mu? Başkalaştım mı? Bir sabah uyandığımda kendimi Gregor Samsa'ya mı dönüşmüş bulmalıydım! Dönüşmeli miydim? Onu bilmiyorum ama şunu biliyorum: Döndüm... Dönüşmediysem bile, döndüm. Baş aşağı salkım olup sallanan çiçekler gibi döndüm. Bahar gelince de yeşillendim herkesle beraber. Bu kadarı bana yeter, size de yetsin.

25 Kasım 2010

Dangling man

Ben de yazmak isterim ama anlayın beni... 17 gün sonra silah altına alınacak birisinin eli kaleme gitmiyor. Gazeteyi bile zor okuyorum... Macera romanları, polisiyelerle idare ediyorum aylardır.

Ben de, hazır durum kendi kendisini "Boşlukta sallamaya" başlamışkeni blogu tatile çıkarayım dedim... Terhise kadar blog tatilde arkadaşlar... Bu süre içinde dijital haberleşme için 45 senelik teknoloji olan e-mail'i kullanabiliriz. Kullanmazsak da olur, dert etmem...

Mülakat sonucuna göre askerlik yerim sınıfımı filan eklerim bu blog-post'a, güncelleme olarak...

Ben kaçtım gözüm...

Bunu Okumadan Geçmeyin

Bana inanmıyorsun bari korsana da inanma

Bilişim güvenliği uzmanı falan değilim. Bilgisayar mühendisi ya da programcısı da değilim. Hatta matematiği CB ile, mantığı (beşinci alışımd...

Blogun Kare Ası