ekşi sözlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ekşi sözlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ekim 2010

Bir bilgi çöplüğü olarak Internet

Sağlam admin ve yöneticileri olsa forumlar ne çok işe yarar... Türkçe edisyonu da İngilizce kadar iyi editöryel kadroya sahip olsa Vikipedi gazetelerin ansiklopedi promosyonlarını geçersiz kılabilir. Yeni nesil medyanın yeni trendi sosyal imleme ortamı olmaktan vazgeçip asıl varoluş nedeni olan bilgi ve fikir paylaşımı işine dönse ekşi sözlük bile ülkeye çağ atlatabilir.

Onun için, kendimizi kandırmaktan vazgeçelim. Daha önce de yazdım, bugün o çok beklediğimiz "Dünya dışı zeka sahibi yaşam formları" ile bağlantı kursak, bize ilk soracakları soru muhtemelen şu olur: Teknik kusurları bir yana bırakırsak hayli verimli çalışmaya aday mükemmel bir sınırsız bilgi paylaşma ortamı olan interneti neden yasaklar ve kısıtlarla boğup, kalan açık kısmının dörtte birini de pornografiye ayırdınız?

İnternet yeni nesil eğlence aracımız olmuşken, beni geçtiğimiz iki sene boyunca hayli eğlendiren ekşi sözlük klonu Hacettepe Sözlük'ün de, kimse kusura bakmasın, içler acısı durumunu gördükçe daha bir üzülüyorum. Mezun olduğum okulda okuduğu için bir çok ortak yönümün olması muhtemel insanlarla, artık yerleşmiş bir sözlük formatı içinde, belki tamamen eğlence odaklı olup akademik ya da entelektüel hiç bir yönlendirme olmadan, görüş alışverişinde bulunabildiğim şirin bir siteydi sözlük. Önceki gün 3 başlık açılmış sadece... Geçen gün hiç yeni ileti girilmemiş... Bugün de icraat 20 iletiyle sınırlı, haftasonu olduğu halde.

Bilgi çöplüğü haline getirdiğimiz yetmedi, bir de proje mezarlığı yaptık interneti, en çok ona üzülüyorum.

Not: Başka sözlük klonlarını araştırıyorum şimdi, beğendiğim olursa haber veririm.
Not2: Ozan, kötüsözlük'ü beğenmedim. N'apiyim yani :)
Not3: Hacettepe Sözlük'ü de hala bırakmış değilim. Ama eskisi kadar sık giremediğim de bir gerçek.

08 Ekim 2010

Netizen olmak ne zormuş

Bilmeyenlere kısa brifing verelim: İngilizce iki kelimenin, net ya da internet ile citizen (yurttaş) hibritleşmesiyle ortaya çıkan netizen tam olarak; internet ortamındaki varlığına, varoluşuna, internet kimliğine ve gerçek kimliğinin internetteki izdüşümünün tutarlılık arzetmesine önem gösteren kişidir. Yani kimdir netizen? Kendi adına Facebook sayfası olan, adını ya da işini temel aldığı, kolay hatırlanır bir e-mail adresi hatta internet sitesine sahip olan, mümkünse blog yazan ya da sosyal ağlara katılan kimsedir.

Ama netizenlere hizmet veren kuruluşlar sürekli değişen trendleri takip ederek değişime ayak uydurmazlarsa pazar paylarını kaybedip iflas etmek durumunda olan şirketler oldukları için, kimi zaman aynı amacın peşinde koşan milyonlarca insanı bir araya getiren netizen projelerinin dönüşüm geçirdiğini görmek kaçınılmaz oluyor.

12 sene önce günlük olayları tanımlayarak hayli değişik bir bilgi arşivi oluşturmak amacıyla hizmete giren ekşi sözlük bunlara iyi bir örnek. Büyük internet portallarının ziyaretçilerinin görüş ve düşüncelerini paylaşmları için kullanılan forumlar da kendiliğinden sitelere dönüştüler, bazı internet portallarında sadece forum yazılımı var! İşte, uluslar arası projelerle farklı üniversitelerde eğitim gören ya da çalışmalara katılan öğrencilerin haberleşmesi için kurulan Facebook'un hali...

Bağlamından çıkan son hizmet de twitter oldu. Ne kadar eleştirsek az, 140 karakterle SMS'ten ya da Wi-Fi/3G'den etkinlik güncellemesi yapabileceğiniz mikroblog servisi olarak işe başlayan twitter da değişmek zorunda kaldı ve embeded video oynatmadan link paylaşmaya, interneti öldüren "like" seçeneğine kadar (twitter'da onun adı ReTweet oldu... eskiden doğrudan RT yazarak kullandığımız seçeneği yazılıma entegre ettiler ama bu RT'nin bir nevi "Like" olduğunu değiştirmiyor) her şeyi eklediler twitter'a.

Asıl soru şu: Twitter'ın bunlara ihtiyacı var mıydı? Bence hayır.

Bu seçenekleri zaten sunan 923492 tane site varken; insanlar bir farklılık aradığı için twitter'a girmeye başlamıştı. Popülerliğinin artmasıyla, zamanla twitter'ın sunduğu mikrobloging hizmetine gereksinim duymayanlar da sisteme üye oldu. Sayıları giderek artınca, twitter yönetimi üye çoğunluğunun isteklerine kayıtsız kalamadı ve sistemi baştan ayağı yeniledi.

Twitter'ı yenileyerek kötü bir Facebook, işlevsiz bir StumbleUpon, hantal bir FriendFeed haline getirenler de yeni çağın dahileri olarak tanımlanmıyor mu, illet oluyorum illet!

Bunu Okumadan Geçmeyin

Bana inanmıyorsun bari korsana da inanma

Bilişim güvenliği uzmanı falan değilim. Bilgisayar mühendisi ya da programcısı da değilim. Hatta matematiği CB ile, mantığı (beşinci alışımd...

Blogun Kare Ası