barack obama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
barack obama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Nisan 2016

Onlar Ankara'nın doğusuna gidebiliyor mu?

NASA, Mars gezegenine Obama'nın imzası olan bir levha çakmış...

Yani şemsiye, girdiği yerde çoktan açılmış...

Bize "Ey Obama, teknolojimiz NASA'dan daha ileri" falan diyenlere bu fotoğrafı göstermek kalmış...

16 Kasım 2014

MERS, Ebola ya da Plague Inc.

Pek güdük olan Android versiyonunu oynayınca hayal kırıklığına uğradığım, gördüğüm ilk iOS'li alette emizlercesine başında kaldığım Plague Inc. adlı minik mi minik oyuncuktan, bilmem haberiniz var mı? Bu blogpost'un konvansiyonel anlamda bir oyun incelemesi değeri taşımasını beklemediğinden üslubunu da oraya kaydırmak gibi bir niyetim yok. Ancak 2,5 yıldır oyuncuların beğenisine sunulan bu oyundan sonra dünya genelinde, ölümcül risk taşıyan salgın hastalıklar konusunda bir algı artışı olduğunu da ifade etmeden geçmememiz gerektiği kanısındayım.

Bu algı artışını oyunla ilişkilendirmek gibi bir vesveseye kapılacak değilim. Algı artışına asıl sebep olanın, tedavisi bulunmamış bulaşıcı hastalıkların salgın oluşturma konusundaki "başarılarının" giderek artması geliyor. Son yıllarda domuz/kuş/keçi/kurbağa gripleri sayesinde (!!!) her kış insanlığımızı unutur olmuştuk. Bunlar yetmezmiş gibi bir türlü bitmek bilmeyen kene ölümleri de "Kene mi salgın var ahauhau" biçiminde şakalar yapmamızı mümkün kılmaya başlamıştı. Ancak 1,5 senedir gündemde yer işgal eden Ebola ve MERS salgını haberleri şakası yapılmayacak kadar ciddi bir hal almaya başlayınca ve özellikle de bölgemizdeki siyasi durum kitleleri birbiriyle sıhatsiz koşullarda temasa zorlar bir hüviyete bürünmüşken, salgınlar konusunda farkındalık yaratılmış olması için biraz geç kalmış olabileceğimiz hissine kapıldığımı itiraf etmeliyim.

Gaia Teorisi denen şeyi, bilmiyorum duydunuz mu. Aslında bu Gaia Teorisi tam bir gayya kuyusudur da (espri gibi değil gibi) kısaca özetlemekte yine de fayda görüyorum: Bir ekosistemde (burada söz konusu dünya olduğu için esasında biyosferin tamamında) varlığını sürdüren ve çevresindeki inorganik materyallerle etkileşimi sürdürmesi ve iletişimin derinliğini arttırması mümkün olan her organik varlık, önünde ya da sonunda organik/inorgarnik materyal dengesinde düzensizliğe sebep olacağı için, ekosistem tarafından elenmeye tabi tutulmak zorunda kalacaktır; bu elemenin sonunda da ekosistem kararlı yapsını muhafaza etmeye devam edebilir hale gelecektir.

Aslında bu genelleyici tutum, teoriye haksızlık edecek kadar özet oldu, vakti olan interneti biraz karıştırsın. Ama daha da özet geç diyen varsa şöyle özetlemek de mümkün: İnsan kainatın dengesini, kendi çıkarına olacak biçimde bozmaya devam ederse, kainat bu dengeyi yeniden kurmak için her yolu deneyecektir. Teorisyenlere göre astral/astronomik olayların hatta doğal afetlerin bile bununla bir ilgisi olduğunu düşünmekten başka çare yok. Biyopsikososyal çerçeveden bakacak olursak, siyasi anlaşmazlıklar ve toplumsal olayları dahi bu kategoriye sokabiliriz belki de...

Mevzuu ilgi çekici gelmiş olabilir çoğunuza ama, Plague INC ne ayak o zaman? Şuradan bu mülahazaya ulaştım; oyunda çeşitli stratejilerle bir hastalığı bulaşıcı ve ölümcül bir hale getirip bütün insanlığı yok etmeye uğraşıyoruz. Bunu yapmak için izlenecek türlü yoldan birisi de, öncelikle hastalığı mümkün olan en bulaşıcı seviyeye getirip bütün insanları, geride tek bir kişi kalamaya kadar infekte etmek, sonra da aniden ölümcül semptomlar ekleyip kısa sürede bütün insanları öldürmek. Doğru oynarsanız günlük leşinizi 100 milyonlarla ifade edebilecek bir seviyeye çıkarabilmek mümkün yani.

Bu stratejiyle oyunu oynadıktan sonra şunu çok daha iyi anladığımı itiraf etmeliyim; MERS ya da Ebola olmayacak belki ama insanoğlunun kainata verdiği (ve vermeye devam ettiği) zararı tanzim etmek için, kainatın sıradığı bir karşı koyma strateji geliştirmesini beklemek çok büyük yanılgı olmayacak. Ve belki de, çoktan böyle bir hastalık, hiç bir uyarı vermeden hepimize bulaşmaya başlamıştır. Ve yine belki de, kısa süre içinde yüzer milyon insanı aynı günde nezleden öldürecek salgınlarla karşılabiliriz!

Komplo teorisi gibi gelmesin, çünkü ben bunu, böyle bir sonu, hak ettiğimize inanıyorum!!

12 Eylül 2010

Kabul edilen AKP anayasası değil ABD anayasasıdır

ABD'de Cumhuriyetçiler sağcıyken, bizde Cumhuriyetçi partinin solcu olduğunu iddia etmesine kim inanır? Barrack Obama! (O esprideki tandansı yakalayamadım ama idare edin artık)

AKP sempatizanı olduğunu bildiğim bazı arkadaşlarıma ve tandığım insanlara söylediğim şey, anayasa yapımının politize olmaması gerektiğiydi. Nitekim arkadaşlarıma söylediğim "AKP'ye oy vermekle referandumda evet demek arasında ciddi bir odak farkı var. Söz konusu metin ABD dayatmasıdır, AKP'nin tasarrufuyla yapılmamıştır" dedim.

Bunu söyledikçe sanki iktidar sahiplerine sövmüşüm gibi kızdılar bana. İleri karakol Türkiye'de, Beyaz Saray'ın onayı olmadan yellenmenin bile mümkün olmadığını düşünecek kadar safsanız eğer, asıl kızılması gereken sizsiniz demektir, ben değil...

Nitekim, Başbakan sonuç konuşmasında "Okyanus ötesi" dedi diye herkes "Cemaat, Fettullah Hoca" yakıştırması yaptı ama işin kokusu şu haberle çıktı: Obama'dan Erdoğan'a tebrik mesajı.

Seçim, genelinden yereline farketmez, söz konusu olsa bu tebrik mesajını anlarım. Ancak Obama'nın bu mesajının arkasında "Evet çıkmasaydı görürdünüz siz" anlamını aramak için kötü niyetli olmaya gerek yok.

Kısaca, sırf bu yüzden bile BOYKOT edilmeliydi ya bu referandum... HAYIR deseydiniz bile apışıp kalacaktı Coni'lerin beyin takımı. Hoş, Coni'lerin basket takımı da acımadı ya bize finalde, referandumda sokmuşlar çok mu?

Bunu Okumadan Geçmeyin

Bana inanmıyorsun bari korsana da inanma

Bilişim güvenliği uzmanı falan değilim. Bilgisayar mühendisi ya da programcısı da değilim. Hatta matematiği CB ile, mantığı (beşinci alışımd...

Blogun Kare Ası