Şu belli ki, bugün seyretmekte olduğumuz iktidar mücadelesi aslında
Cumhuriyet Projesi'nin kendi brujuvazisini yaratma organizasyonu ile, cumhuriyetten en şikayetçi olan Ümmetçi geleneğin yerleşmiş toplum yapısının mücadelesidir. Cumhuriyet yeni bir toplum ve yeni bir brujvazi getirmeyi hedefledi. Yerleşik düzen bırakın yenisini,
"brujuva" denen Avrupa türü şehirli hayata kökten karşıydı. Bugün örgütlenen ümmet sermayesinin oluşturduğu yeşil brujuvazi hepimize büyük bir sosyal dönüşümü dikte ederken, bunu hissedemeyecek kadar tuzu kuru olanların demokrasi geliyor diye tef çalmalarına şaşmamak elde değil.
Kimseyi hiç bir şeyle suçlamayalım. Türkiye'deki sermaye çevrelerinin mücadelesi
"Devler tepişiyor halk eziliyor" şeklide cereyan edebilir ama bu adamların sermayeyi kazanmak için ne "arzettiğine" de bakmak gerekmez mi?Mesela
"Yeşil sermaye" güruhuyla ilişkisi yıllar önce dirsek temasından öteye geçmiş
Evyap'ın,
"Bir Türk Mucizesi" olarak ürettiği
Arko krem, yıllardır bütün evlere girdi. Üç nesilin
"Batna cila" diyerek evine aldığı bu kremle bir büyük sabun imparatorluğu kuruldu.
Sermayenin yeşili olur mu olmaz mı bilmem. Ama cayır cayır su toplamış ayağıma her akşam
Arko krem sürerek rahatlamamın Türkiye'nin üniter yapısına zarar verme ihtimali varsa bile;
"dış mihrakların ülkemiz üzerindeki kirli emellerini" tamamladıktan sonra
Evyap sabun kullanmalarına razıyım. Ayağımı rahatlatan bu adamlar benden yıllardır hayır duası alıyorlar.
Özet geçiyorum: Allah bu kremi yapan adamdan razı olsun. İki dünyada mekanı cennet olsun.
Not: İşin
"mamül" ayağı temiz olmasına temiz ama piyasa şartlarında bırakın
Evyap'ı,
Hacı Şakir bile temiz kalamaz. Nitekim kalmamıştır da... Sigortasız işçisi yoktur ama teşvik kıyakları mı, vergi muafiyetleri mi, rüşvetle örtbas edilen yönetmelik ihlalleri mi... Ne ararsan gırla. Ama kremine laf yok, kremi kral!