pes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ekim 2010

Başıma bir iş gelmeyecekse futbolu sevmiyorum

Hidayet'in "Maddi manevi - lay lay" demeci çok konuşuldu. Şu bir gerçek ki bizi sevince boğan 12 dev adam aslında şampiyonayı kazanamadı. Yine de basket turnuvasını kazanamayanlara adam başı bir buçuk milyon dolar, güreş-halter-tenis turnuvasını kazananlaraysa "Baba" çifte standardını hazmetmeniz gerek: Siz de referandum zamanı ikinci olsaydınız siz de milyon dolar alırdınız.

Bununla birlikte şunu söylemeliyim, Dünya Kupası maçlarının hiçbirini canlı izlemedim. Şimdiye kadar hepsini izlemiştim, 7-9-12 gibi derecelerle neticelenmişti milli takımın macerası. Fena mı oldu izlemediğim... Bak ikinci olduk, totem tuttu.

Ama sonradan tatsızlık çıkacaksa şunu da araya katıştırmak istiyorum... Kankalarla PES oynamak, yalnızken Football Manager oynamak, bunlar ayrı. Ben futbolu sevmiyorum. Bu konuda son sözüm bu. 8 Ekim 2010 Almanya Türkiye maçını izlemedim mesela. Sabah twitter'dan öğrendim sonucu. Çok da umursamadım.

Bu durumdan şu sonuca vardım. RTE'nin propaganda malzemesi olmayı kabul edip milyonlara konsalar bile basket takımını izlemekten daha büyük keyif alıyordum. Kazanmalarını istemekten bahsetmiyorum; oyunu raconuna uygun biçimde oynamalarını da söylemiyorum. Oyunu seviyorum ben; kim basket oynarsa bakasım var sizin anlayacağınız...

Ama futbol için durum bu değil. Liverpool, Celtic, Livorno ve St. Pauli'ye saygımız sonsuz ama onlar da kusura bakmasın. Mal sporu futbol.

10 Eylül 2010

Dünyayı ve insanları hiç sevmiyorum

Yeni nesil medya manyaklığının ne kadar berbat bir şey olduğunu 3-4 aylık internetsizlik dönemimde unutmuşum. Bu yeni nesil medyanın başarmayı hedeflediği şey insanları sürekli etraflarındakiler iletişim halinde tutmak… Oysa insan sürekli hayatındaki insanlarla iletişim halinde olamaz. Yoksa iş yapmak için kendisine ayıracağı zamanı kalmaz lan! İş giderek Wall-E’deki hale gelebilir yani.

Daha önce huzuru twit/face/feed üçlüsünü hayatımdan çıkarmakta bulduğumu söylemiştim. Şimdi bu üçlüye haftanın belli günleri kontrol ettiğim e-posta’larım haricinde kalan her şeyi ekliyorum. Sadece IM yazılımlarından bahsetmiyorum. Wikilerden bloglara, sözlüklerden forumlara kadar her şeyi. Hatta şunu da ekleyeyim, hayatımdan çıkardıklarım arasına telefonu bile eklemek üzereyim. O kadar olur yani.

Bilgisayarı sadece mail göndermek için kullanma amacıyla sınırlamak gibi bir niyetim var. Evde zaten internet erişimim mortingenstraße olduğu için zorlanmayacağımı sanıyorum. Blog yazmayı bırakmıyorum, çünkü yazmadan duramam ben ve okunmaya ihtiyacım var. Ancak şununla da yüzleşelim. Ömer ve arada sırada Emre hariç blogu okuyan yok! Olur da birileri okursa diye samimi olduğu kadar mesafeli bir dil de kullandım hep ama nereye kadar kanka? Sorarım sana, nereye kadar?

Starcraft (her ikisi de elbette) haricinde hiçbir gerekçeyle bilgisayarı açmam gerekmediği için (Ömer geldiğinde Tekken/SF/PES oynamak isteyebilirim ama onun için de PS3 alırız, nedir ki yani…) zaten Bill Gates ile de ilişkimi minimuma indirmek ve bu vesileyle yüzde yüz Ubuntu’ya geçmek için can atıyorum. Daha önce eski bilgisayarlarıma Puppy Linux ile can vermiştim. Asker dönüşü almak istediğim güçlü sistemde SC2 oynamak için belki W7 tutarım ama şu anda çoktan leptapımda Ubuntu var.

Evet, herkese aynı temizlikten geçmeyi tavsiye ediyorum.

Not: Gazete okumayı (Birgün hariç) ve televizyonda özellikle haber programlarını izlemeyi de bıraktım. Fatih Altaylı ya da Taha Akyol gördüğüm yerde kusasım geliyor artık.

Not2: Netten oynanan Web-based oyunları da bıraktım. Daha önce Ogame ve Popomundo ile ilişkim olmuştu. Bir süre kaptırdığım Travian’dan sonra bulaştığım Hattrick ve yiğenimin tüm ısrarlarına rağmen hiç bulaşmadığım Ikarıam’dan da tamamen uzaktayım. Farmville mi? Olm benim hakiki ormanım tarlam var, deli miyim sanalıyla oynuyum?

Not3: Hala GNU Backgammon, GNU Chess ve Poker TH oynuyorum ve zaten onların Ubuntu için özel package’ları da var.

Not4: Yazının başlıkla ilişkisini haftaya açıklarım, ya da bayramdan sonra yazarsam bir iki şey o zaman da gönderebilirim.

Bunu Okumadan Geçmeyin

Bana inanmıyorsun bari korsana da inanma

Bilişim güvenliği uzmanı falan değilim. Bilgisayar mühendisi ya da programcısı da değilim. Hatta matematiği CB ile, mantığı (beşinci alışımd...

Blogun Kare Ası