netizen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
netizen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2013

Yaran okuyucu yorumları

D-Smart hafta içi her akşam House M.D.'nin tekrar bölümlerini veriyor... Sonra da pazar günleri beş bölüm üstüste maraton çakıyor. Utanmadan bölüm aralarında "Doyamadınız mı, bir bölüm daha House, az sonra" türünden bir reklam da yapıyor. Biz de doyamıyoruz, hafta içi türlü işimiz olduğundan olsa gerek, haftasonları yükleniyoruz House'a...

Bir de internet diye bir şey var, yeni icat edilmiş sayılmaz ama hayatımıza etkilerini yeni yeni kanıksadık. Viral reklamlardan komik kedi videolarına kadar internet hayatımızın bir parçası oldu. Unutmadan, bir de herkesin internet içeriğine katkı yapması, izleidği/okuduğu şeylere yorum yapması gibi bir seçenek de var. Ben blogdan kaldırdım ama özellikle sayfa trafiğine önem verenler her şeyin yorumlanmasına izin veriyor.

Yorumlar çoğu zaman... Nasıl desem... İçeriğin kendisinden daha "içerikli" oluyor. Bir netizen söz konusu içeriği 2-3 kelimeyle çok iyi özetleyebiliyor, ya da bir başkası uzuuuun bir yorumla içerikteki her şeyi itin götüne sokabiliyor. Mesela meşhur "Keşkülden müminler" fenomeninde, iki durumundan da tek yorumda birleştiği, üstelik komiklikten yaran bir yorumla karşılaşmıtık.

Youtube kadar popüler olmayan portalların yorumları çoğu zaman, ne kadar "yarıcı" olsalar da popülerliğe kavuşamıyorlar... Ama benim içimden geldi, gerçekten yaran, üstelik de yardığı yerden ses getiren şu yorumu sizlerle paylaşmadan edemedim...

House'ı tanıtım metininde hata var "En iyi hastane dizilerinden biri" diyor, "En iyi hastane dizisidir" diye düzeltirseniz sevinirim. Annem öksürdüğünde ona tip tip bakıp teşhis koymaya çalışıyorum, Doktorlar'ı izleseydim öksürmesini umursamaz gider bir hemşireye aşık olurdum. 
Televizyon izlemeyi sevseniz de sevmeseniz de, televizyonun ve dramaların varlığına karşı kayıtsız kalamazsınız. İzlemişken iyi bir drama izleyim bari diyenler için House M.D. iyi bir alternatif. D-Smart 15. kanalda... (oha resmen reklam yaptım xdxd)

08 Ekim 2010

Netizen olmak ne zormuş

Bilmeyenlere kısa brifing verelim: İngilizce iki kelimenin, net ya da internet ile citizen (yurttaş) hibritleşmesiyle ortaya çıkan netizen tam olarak; internet ortamındaki varlığına, varoluşuna, internet kimliğine ve gerçek kimliğinin internetteki izdüşümünün tutarlılık arzetmesine önem gösteren kişidir. Yani kimdir netizen? Kendi adına Facebook sayfası olan, adını ya da işini temel aldığı, kolay hatırlanır bir e-mail adresi hatta internet sitesine sahip olan, mümkünse blog yazan ya da sosyal ağlara katılan kimsedir.

Ama netizenlere hizmet veren kuruluşlar sürekli değişen trendleri takip ederek değişime ayak uydurmazlarsa pazar paylarını kaybedip iflas etmek durumunda olan şirketler oldukları için, kimi zaman aynı amacın peşinde koşan milyonlarca insanı bir araya getiren netizen projelerinin dönüşüm geçirdiğini görmek kaçınılmaz oluyor.

12 sene önce günlük olayları tanımlayarak hayli değişik bir bilgi arşivi oluşturmak amacıyla hizmete giren ekşi sözlük bunlara iyi bir örnek. Büyük internet portallarının ziyaretçilerinin görüş ve düşüncelerini paylaşmları için kullanılan forumlar da kendiliğinden sitelere dönüştüler, bazı internet portallarında sadece forum yazılımı var! İşte, uluslar arası projelerle farklı üniversitelerde eğitim gören ya da çalışmalara katılan öğrencilerin haberleşmesi için kurulan Facebook'un hali...

Bağlamından çıkan son hizmet de twitter oldu. Ne kadar eleştirsek az, 140 karakterle SMS'ten ya da Wi-Fi/3G'den etkinlik güncellemesi yapabileceğiniz mikroblog servisi olarak işe başlayan twitter da değişmek zorunda kaldı ve embeded video oynatmadan link paylaşmaya, interneti öldüren "like" seçeneğine kadar (twitter'da onun adı ReTweet oldu... eskiden doğrudan RT yazarak kullandığımız seçeneği yazılıma entegre ettiler ama bu RT'nin bir nevi "Like" olduğunu değiştirmiyor) her şeyi eklediler twitter'a.

Asıl soru şu: Twitter'ın bunlara ihtiyacı var mıydı? Bence hayır.

Bu seçenekleri zaten sunan 923492 tane site varken; insanlar bir farklılık aradığı için twitter'a girmeye başlamıştı. Popülerliğinin artmasıyla, zamanla twitter'ın sunduğu mikrobloging hizmetine gereksinim duymayanlar da sisteme üye oldu. Sayıları giderek artınca, twitter yönetimi üye çoğunluğunun isteklerine kayıtsız kalamadı ve sistemi baştan ayağı yeniledi.

Twitter'ı yenileyerek kötü bir Facebook, işlevsiz bir StumbleUpon, hantal bir FriendFeed haline getirenler de yeni çağın dahileri olarak tanımlanmıyor mu, illet oluyorum illet!

Bunu Okumadan Geçmeyin

Bana inanmıyorsun bari korsana da inanma

Bilişim güvenliği uzmanı falan değilim. Bilgisayar mühendisi ya da programcısı da değilim. Hatta matematiği CB ile, mantığı (beşinci alışımd...

Blogun Kare Ası