serhat öztürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
serhat öztürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Eylül 2011
Kitap aldığımda çocuk gibi seviniyorum
Fazla uzun uzadıya yazmayacağım bunu: Geçen hafta sipariş ettiğim kitapların ilk partisi elime geçti. Kargo şirketinin sanki ilelebet açılmaması için özenle paketlediği kutuyu açarken büyük bir heyecan ve mutluluk duydum. 28 yaşında bir adam olarak, hala bu tarz çocukça bir neşeye gark olabildiğimi görmek iki sonuca varmamı sağladı. (1) Gri ve tozlu bir dünyada kalesine kapanmış boya kalemi reklamı prensi olmayacağım garanti; çünkü içimdeki çocuk hala yaşıyor ve (2) kitap aldığımda çocuk gibi seviniyorum.
06 Ekim 2010
Süsten azade olmalıyız, belki kestane şekeri gibi
Çok söyledim, bir kez daha söylemekten çekinmem.
Toplumsal kabul görmüş "Yazarlık" mecralarını kullanarak yazmak isteseydim onu da yapardım. Yaptım da zaten. Sadece ağzımın tadı bozuldu. Bu konuda neler hissettiğimi daha önce kaleme almıştım. Tekrar etmeyi gereksiz görüyorum.
Hayatımın süsten ve cakadan azade olmasını sağladığım gibi (örneğin inatla rahmetli babamın hatırası 94 model Toyota'yı kullanmaya devam etmem gibi... Reklamı ters çevirerek söyleyelim, "...benim toyota'm babam gibi araba!") blog'un da süsten ve cakadan kurtulması gerekiyordu. Kararı verdim, tasarımı sildim, sadece yazılar var. Şablonlar tablolar, köşeler menüler yok... Bir çok eğlenceli blog, mikroblog ce tumbleblog okuduktan sonra, yeni Blogger araçlarının bizim emektarı da adam edebileceğini fark etmemle, tüm bu blog ıvır zıvırını kaldırdım.
"İhtiyaç fazlası haramdır" diyen ayet gibi (1), gereksiz parçaları atıp kurtardım hayatımı. 4 milyarlık masrafla balkonu yok etmek yerine, evin temellerini sağlam bırakmak şartıyla, bütün duvarları yıktım. 1000 yıllın en soğuk kışı olacakmış. Ne gam, askerde olacağım ben... Üşürseniz inşaat artığı molozu yakıp ısınırsınız...
Hem bu resimdeki kestane şekeri, güzelce paketlenmemiş olsa bile, ağzınızı daha mı az sulandırıyor yani?
Notlar
1. Bakara Suresi, 219; "... Sana neyi infak edeceğini soranlara; helal kazancın kendine ve bakacaklarına yeten kısmından artan kalanı, diye cevap ver." Söz konusu ayeti İhsan Eliaçık kendi blogundaki yazısında tefsir etmeye çalışmıştır, referansım orasıdır.
Toplumsal kabul görmüş "Yazarlık" mecralarını kullanarak yazmak isteseydim onu da yapardım. Yaptım da zaten. Sadece ağzımın tadı bozuldu. Bu konuda neler hissettiğimi daha önce kaleme almıştım. Tekrar etmeyi gereksiz görüyorum.
Hayatımın süsten ve cakadan azade olmasını sağladığım gibi (örneğin inatla rahmetli babamın hatırası 94 model Toyota'yı kullanmaya devam etmem gibi... Reklamı ters çevirerek söyleyelim, "...benim toyota'm babam gibi araba!") blog'un da süsten ve cakadan kurtulması gerekiyordu. Kararı verdim, tasarımı sildim, sadece yazılar var. Şablonlar tablolar, köşeler menüler yok... Bir çok eğlenceli blog, mikroblog ce tumbleblog okuduktan sonra, yeni Blogger araçlarının bizim emektarı da adam edebileceğini fark etmemle, tüm bu blog ıvır zıvırını kaldırdım.
"İhtiyaç fazlası haramdır" diyen ayet gibi (1), gereksiz parçaları atıp kurtardım hayatımı. 4 milyarlık masrafla balkonu yok etmek yerine, evin temellerini sağlam bırakmak şartıyla, bütün duvarları yıktım. 1000 yıllın en soğuk kışı olacakmış. Ne gam, askerde olacağım ben... Üşürseniz inşaat artığı molozu yakıp ısınırsınız...
Hem bu resimdeki kestane şekeri, güzelce paketlenmemiş olsa bile, ağzınızı daha mı az sulandırıyor yani?
Notlar
1. Bakara Suresi, 219; "... Sana neyi infak edeceğini soranlara; helal kazancın kendine ve bakacaklarına yeten kısmından artan kalanı, diye cevap ver." Söz konusu ayeti İhsan Eliaçık kendi blogundaki yazısında tefsir etmeye çalışmıştır, referansım orasıdır.
17 Aralık 2009
KERKÖYDER'de gurur gecesi !
Kerameti Kendinden Özenti Yazarlar Derneği’nin (KERKÖYDER) kurucusu, daimi üyesi ve onursal başkanı Serhat Öztürk, yazarlık macerasında yepyeni bir gurur gecesine imza attı. Dün yaptığı bir başka yazarlık görüşmesinde gösterdiği performansla dernek üyelerini gururlandıran Öztürk, gerçi görüşme sonucu yazarlığa kabul edilmedi, ama görüşme esnasında “Dün yediğin hurmalar bugün götünü tırmalar” türünden saçma sapan espriler yapmadığı ya da Jeff Murdoch sendromu yaşayarak özdenetimini yitirmediği için büyük bir zafer kazandığını ifade etti.
Dernek üyelerine yaptığı açıklamada Öztürk, “Derneğimizi görüşmelerde başarıyla temsil ettim. Tamam, belki kerameti benimkinden de yüce 'Genel Yayın Müdür'ünü ikna edip profesyonel yazarlığa terfi edemedim, ama önemli olan katılmaktır, kazanmak değil anasını satayım” dedi!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Bunu Okumadan Geçmeyin
Bana inanmıyorsun bari korsana da inanma
Bilişim güvenliği uzmanı falan değilim. Bilgisayar mühendisi ya da programcısı da değilim. Hatta matematiği CB ile, mantığı (beşinci alışımd...
Blogun Kare Ası
-
D-Smart hafta içi her akşam House M.D. 'nin tekrar bölümlerini veriyor... Sonra da pazar günleri beş bölüm üstüste maraton çakıyor. U...
-
Kadınların paylaşacak daha çok materyali var. Popodur, efenime söyliyim genital bölgedir, herkeste var. Bir çift meme de Allah'a şükür b...
-
Bu ne sıcak lan? Olm bak adamın akılını başından alır, mübalasız söylüyorum götümden ter akıyor. Evet götümden! Arkama yaslanıp film seyrede...
-
Bilişim güvenliği uzmanı falan değilim. Bilgisayar mühendisi ya da programcısı da değilim. Hatta matematiği CB ile, mantığı (beşinci alışımd...


