football manager etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
football manager etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Nisan 2013

Bir hatıra defteri olarak Blog

Bence "before-after" fotoğrafı, Mel Gibson'ın kendine yakışanı giymesidir...

Yeni nesil Football Manager oyunuyla ilgili 2-3 kelime karalayacaktım. Eski FM yazılarını bir gözden geçireyim dedim... Eski yazılardan biriyle aynı sayfada yer alan ve diyet istikrarımla ilgili yazdığım şu yazıyı görünce nostaljik hislere kapıldım. Kilo 103 iken hedef 95 miş.. Doğrusu çok düşük tutmuşum beklentilerimi. Ama bu kadarını ben de bilemezdim.

Diyete ilk başladığımda 140 kiloydum. Ufak tefek 3 insan çıkar! İlk kez 120 kilonun altına indiğimde nasıl sevindiğimi hatırlıyorum... Ve ailemin "Eridin bittin, kuşa döndün Serhat" diyerek şaşırmalarını...

Sonraları hedefimi 99 diye belirlediğimi anımsıyorum... Hani 3 basamaklardan 2 basamaklara inip siz normal insanların arasına karışırım belki diye... Ama arada BMI tablolarına da bakıyordum elbette. 23 BMI için 75-80 arası rakamlar olması gerektiğini öğrenince de tersine bir gülme almıştı, "Ya 80 kilo erkek mi olur ahahah" diye...

Bugün baskülde gördüğüm 79 da değil değişti artık 78 rakımını nasıl yorumlasam bilemedim doğrusu ;)

21 Kasım 2012

Şampiyonlar ligi ney lan?

Brad Pitt'in giderek Robert Redford'a dönüştüğünü kanıtlayan filmlerin başında gelen Moneyball'u iki hafta kadar önce onbeşinci defa izledikten sonra, bilhassa çok beğendiğim sahnelerden birisi olan oyuncu takas edilen bölümün ardından, Steam'in internet sayfasına girip Football Manager 2013'ün fiyatına baktım.

Yalan değil, blogda daha önce onlarca kere yazdım futboldan hazzetmediğimi ama Football Manager'ı ne kadar çok sevdiğimi. Dahası Moneyball bir beyzbol filmi. Ama konu daha çok menajerlik/spor yönetimi olunca, o konudaki en başarılı oyunlardan biri olan Football Manager geldi gözümün önüne... Ben de insanım ayrıca, zaaflarım ve maluliyetlerim var. FM geldi aklıma evet. Futbol sevmiyorum ama FM seviyorum. Çelişkiler insanıyım.

Sonra bu haftaki İşler Güçler'in "Galatasaray - Manchester United Şampiyonlar Ligi Maçı" nedeniyle ertelendiğini öğrendim. Geçen hafta yayınlanan bölümünde bu konuda bir espri de dönmüştü ama futbol toplumların afyonu olduğundan, ne yapalım, Star TV'nin yayınını protesto edemedik işte...

Neticede GS, güçlü rakibi, üç kez şampiyonlar ligi şampiyonu olmuş rakibi, as oyuncularını dinlendiren ManU'yu yendi. Futbol toplumları bir kez daha afyonladı. Aslında televizyon dizileri ve bilgisayar oyunları da toplumların afyonuydu (ve şahsen afyonlanıyor olmak konusunda bir çekincem de yoktu). Sadece hangi zehirle afyonlanacağımı seçebilmek isterdim.

Ama doğrusunu söylemek gerekirse, Civilization 5 ile afyonlanmak ve Burak Yılmaz'ın kafasıyla afyonlanmak arasında pek de fark yok galiba!

12 Ekim 2010

Başıma bir iş gelmeyecekse futbolu sevmiyorum

Hidayet'in "Maddi manevi - lay lay" demeci çok konuşuldu. Şu bir gerçek ki bizi sevince boğan 12 dev adam aslında şampiyonayı kazanamadı. Yine de basket turnuvasını kazanamayanlara adam başı bir buçuk milyon dolar, güreş-halter-tenis turnuvasını kazananlaraysa "Baba" çifte standardını hazmetmeniz gerek: Siz de referandum zamanı ikinci olsaydınız siz de milyon dolar alırdınız.

Bununla birlikte şunu söylemeliyim, Dünya Kupası maçlarının hiçbirini canlı izlemedim. Şimdiye kadar hepsini izlemiştim, 7-9-12 gibi derecelerle neticelenmişti milli takımın macerası. Fena mı oldu izlemediğim... Bak ikinci olduk, totem tuttu.

Ama sonradan tatsızlık çıkacaksa şunu da araya katıştırmak istiyorum... Kankalarla PES oynamak, yalnızken Football Manager oynamak, bunlar ayrı. Ben futbolu sevmiyorum. Bu konuda son sözüm bu. 8 Ekim 2010 Almanya Türkiye maçını izlemedim mesela. Sabah twitter'dan öğrendim sonucu. Çok da umursamadım.

Bu durumdan şu sonuca vardım. RTE'nin propaganda malzemesi olmayı kabul edip milyonlara konsalar bile basket takımını izlemekten daha büyük keyif alıyordum. Kazanmalarını istemekten bahsetmiyorum; oyunu raconuna uygun biçimde oynamalarını da söylemiyorum. Oyunu seviyorum ben; kim basket oynarsa bakasım var sizin anlayacağınız...

Ama futbol için durum bu değil. Liverpool, Celtic, Livorno ve St. Pauli'ye saygımız sonsuz ama onlar da kusura bakmasın. Mal sporu futbol.

Bunu Okumadan Geçmeyin

Bana inanmıyorsun bari korsana da inanma

Bilişim güvenliği uzmanı falan değilim. Bilgisayar mühendisi ya da programcısı da değilim. Hatta matematiği CB ile, mantığı (beşinci alışımd...

Blogun Kare Ası