fettullah gülen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fettullah gülen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Aralık 2013

Dili Kemikliler Cumhuriyeti'nde yeni bir gün

Haziran'daki olaylar esnasında CNN Türk'ün reklam aralarını geniş tutup, süresini iyice uzata uzata yayınladığı penguen belgeseli esnasında şamarı yüzümüzün orta yerine yedik aslında; birileri pervasızca yalan söylüyordu ve gerçeği örtbas etme yarışı içindeydiler... Polisin orantısız güç kullandığı ana akım medyada ima dahi edilemedi...

Gerçi kabahat onlarda değil, "Vesayetlerden kurtuluyoruz" gazıyla oy verdikleri siyasi tavrın, kökten getirdiği sultacı ve dayatmacı ideolojiyi görmekten aciz kaldıkları halde, 80-100 yıl önce Batı'daki akademik çevrelerin şöyle bir tartışıp rafa kaldırdığı meseleleri anlatan kitapları, 20-30 yıl önce üstün körü ve el yordamıyla Türkçe'ye tercüme etti diye kendilerini büyük entelektüeller/profesörler olarak bu ülkeye pazarlamaktan geri durmayan sözde Liberallerde... (Bilemeyenler için not: Liberaller genelde, monarşi rejimlerinin göbeğinde ortaya çıkan ve kelle koltukta fikir mücadelesi veren insanlardır. Başarı olanları sonradan lord olmuştur, orası tamam... Ama önce kendisine lord payesi biçip sonradan liberalcilik oynamaya heveslenene pek raslanmamıştır)

Kabahat kimde olursa olsun, sadece 10-20 yıldır değil, aşağı yukarı 2000 yıldır geniş halk kitlelerine yalanlar söylendiğinin, masallar okunduğunun ve bu masalcılık görevini en cansiperane biçimde üslenenlerin de aslında kendi hizmetlerini halka "dürüstlük perdesi altında gizleyerek" satmaya çalıştıklarının en açık ispatıydı penguenler...

Sonra hem siyasilerden, hem de bu "new age gölge oyunu" meddahlarından, öyle pervasız yalanlar ve "Bunların da hakkaten dilinin kemiği yokumş" dedirten demeçler işitik ki... Ağaçla yapılan röportajlar mı dersin, balık gözü kamerayla çoğaltılan kalabalıklar mı... En "dil-kemik" dumuru yaşatan durumsa, Suriye ve Mısır'daki kandan kendilerine oy devşirmeye çalışanların, "Adeviyye'de insanlar ölürken hayvan belgeseli yayınlayan batı medyası" diyerek Taksim'de ölen insanları görmezden gelmesi oldu...

Dün sabah başlayan ve kabine üyelerin de aralarında bulunduğu onlarca kişiyi hedef alan yolsuzluk soruşturmasından sonra, bugün sadece iktidar partisi değil; muhalefetten yandaş/candaş medyaya, meydanlara çıkanlardan kendini "kıl" ilan edenlere kadar herkes bir şeyler söyleyecek bugün... Her söylenen "Sizin dilinizin kemiğine..." diye sinkafa yol açacak benim cephemde...

23 Eylül 2013

Demokraside Ergun standartı

Finansmanı cemaat tarafından yapılan gazetede yazarken demokrasi:
"...komuta kademesinin belirlenmesinde son söz seçilmiş siyasetçilere ait olacaktır. Ülkenin tüm atamalarında söz sahibi olan siyasi iktidarın, asker atamaları konusunda sıradan bir onay makamı olması demokrasilerde kabul edilemez. 4 Ağustos’la birlikte Türkiye’de yeni bir teamül başlamıştır. YAŞ’ta son söz siyasete aittir. İktidar isterse bir denizci ve havacıyı genelkurmay başkanı yapabileceği gibi, komuta kademesinde gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bütün Batı demokrasilerinde olan budur, Türkiye’nin de demokratik standartı yükseldikçe bu noktaya gelmiştir." 
Demokratik teamül dönemine alışın beyler, Ergun Babahan, Star Gazetesi [tamamını okuyun]

Bir maç sonrası gaza gelip hocaefendiye laf söyleyince gazeteden kovulduktan sonraki demokrasi:
"Gezi’de ölen veya kör olan gençler için tek bir kelime üzüntü ifadesinin dile getirilmediği bir ortamda... söylemler Türkiye’yi gerek Batı dünyasında, gerekse İslam âleminde yalnızlaştırdı. Türkiye, askeri vesayetin ortadan kalkması sonucu eski Yugoslavya benzeri bir noktaya sürükleniyor.Kanunların kâğıt üzerinde kaldığı, gücü yetenin kanunu aşmayı, hatta yok saymayı becerdiği bir coğrafya burası. AK Parti... kendine bağımlı bir yargı sistemi oluşturma yolunu seçti. Toplumun önemli bir bölümü, idarenin yanlılığına, polisin AK Parti’nin yeni askeri olduğuna inanıyor."  
Demokrasi paketinden önce demokratik bir dil geliştirmek gerek, Ergun Babahan, t24.com.tr [tamamını okuyun
Bu gerçekler ışığında, Ergun Babahan'ın değil de, Bizimkiler'in Ergun beyinin daha sözüne güvenilir, daha sağlam karakterli bir insan olduğunu iddia etmek çok da yanlış olmaz herhalde...

12 Eylül 2010

Kabul edilen AKP anayasası değil ABD anayasasıdır

ABD'de Cumhuriyetçiler sağcıyken, bizde Cumhuriyetçi partinin solcu olduğunu iddia etmesine kim inanır? Barrack Obama! (O esprideki tandansı yakalayamadım ama idare edin artık)

AKP sempatizanı olduğunu bildiğim bazı arkadaşlarıma ve tandığım insanlara söylediğim şey, anayasa yapımının politize olmaması gerektiğiydi. Nitekim arkadaşlarıma söylediğim "AKP'ye oy vermekle referandumda evet demek arasında ciddi bir odak farkı var. Söz konusu metin ABD dayatmasıdır, AKP'nin tasarrufuyla yapılmamıştır" dedim.

Bunu söyledikçe sanki iktidar sahiplerine sövmüşüm gibi kızdılar bana. İleri karakol Türkiye'de, Beyaz Saray'ın onayı olmadan yellenmenin bile mümkün olmadığını düşünecek kadar safsanız eğer, asıl kızılması gereken sizsiniz demektir, ben değil...

Nitekim, Başbakan sonuç konuşmasında "Okyanus ötesi" dedi diye herkes "Cemaat, Fettullah Hoca" yakıştırması yaptı ama işin kokusu şu haberle çıktı: Obama'dan Erdoğan'a tebrik mesajı.

Seçim, genelinden yereline farketmez, söz konusu olsa bu tebrik mesajını anlarım. Ancak Obama'nın bu mesajının arkasında "Evet çıkmasaydı görürdünüz siz" anlamını aramak için kötü niyetli olmaya gerek yok.

Kısaca, sırf bu yüzden bile BOYKOT edilmeliydi ya bu referandum... HAYIR deseydiniz bile apışıp kalacaktı Coni'lerin beyin takımı. Hoş, Coni'lerin basket takımı da acımadı ya bize finalde, referandumda sokmuşlar çok mu?

Bunu Okumadan Geçmeyin

Bana inanmıyorsun bari korsana da inanma

Bilişim güvenliği uzmanı falan değilim. Bilgisayar mühendisi ya da programcısı da değilim. Hatta matematiği CB ile, mantığı (beşinci alışımd...

Blogun Kare Ası