Hakikat odur ki; bir erkeğin sadece hayır demesi kâfidir, temsil; "Bey, bu eteği giyebilir miyim?", "Annemler yemeğe çağırdılar, gider miyiz?", "Annenler yemeğe çağırdı, gidecek miyiz?", "Kardeşime para lazım, bir beşyüz verir misin?", "Eltimin kaynı kooperatife girecekmiş, 36 ayda teslim 120 ayda ödeme, biz de girelim mi?" kavlinde sorulara erkeğin derhal ve tereddütsüz vereceği "hayır" cevabı, bir kadın-erkek münasebeti için erkeğe düşen en büyük vazifedir.
Bu görevin basitmiş gibi görünmesine aldanmayın! Bedenen son derece kolay, zahmetsiz bir iş de olsa, irade olarak zayıf kimslererin altından kalkabileceği bir iş değildir "hayır" demek. Hatta çoğu kişi için de imkansızdır.
Daha ilgiye haiz bir diğer yönü ise, bir kadın erkek münasbetine başlamak için genelde erkeğin öncelikle ilanıaşk etmesinin beklendiği bu türden ilişkilerde, hatun kişinin bu ilanıaşkı reddetmesi riski her zaman er kişi için bir korku ve dâhi tereddüt unsuru olsa da, ilişkinin ilk aşamasında kolaylıkla "hayır" diyebilen kadınların ilişkinin devamında "hayır" demek işini tamamıyla erkeğe devretmesidir. Kim bilir, belki de "en zor 'hayır'ı ben söyledim, bundan sonrakileri sen söyle" demek istiyor olabilirler... Bir er kişi olarak hatunların neyi neden yaptığına dair erkekçce bazı fikirlerim olsa da bunları bütün kadın ümmetine genellememek taraftarıyım da.
Lakin, bir kadın-erkek münsabetinin başlamış olduğunu duyan çiftin yakınlarının neden iyi dileklerde bulunmak için "hayırlı olsun" dediklerini çok iyi anladığımı da seziyorum.
Seni seziyorum, benimle evetlenir misin?


