06 Aralık 2013
Hürriyet değil Müfteri (m ile f joker)
Herkes için daha fazla hürriyet isterken birileri
"Hürriyet benim" diye öldürüyordu
Kara derilileri...
Zaten kara derili olana
Kara çalmaya çalışmakla
İştigal ediyordu bunların en muteberleri...
Ödev: http://serhatozturk.blogspot.com/2010/01/devrim-twitlenmeyecek.html
23 Eylül 2013
Demokraside Ergun standartı
Finansmanı cemaat tarafından yapılan gazetede yazarken demokrasi:
Bir maç sonrası gaza gelip hocaefendiye laf söyleyince gazeteden kovulduktan sonraki demokrasi:
"...komuta kademesinin belirlenmesinde son söz seçilmiş siyasetçilere ait olacaktır. Ülkenin tüm atamalarında söz sahibi olan siyasi iktidarın, asker atamaları konusunda sıradan bir onay makamı olması demokrasilerde kabul edilemez. 4 Ağustos’la birlikte Türkiye’de yeni bir teamül başlamıştır. YAŞ’ta son söz siyasete aittir. İktidar isterse bir denizci ve havacıyı genelkurmay başkanı yapabileceği gibi, komuta kademesinde gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bütün Batı demokrasilerinde olan budur, Türkiye’nin de demokratik standartı yükseldikçe bu noktaya gelmiştir."
Demokratik teamül dönemine alışın beyler, Ergun Babahan, Star Gazetesi [tamamını okuyun]
Bir maç sonrası gaza gelip hocaefendiye laf söyleyince gazeteden kovulduktan sonraki demokrasi:
"Gezi’de ölen veya kör olan gençler için tek bir kelime üzüntü ifadesinin dile getirilmediği bir ortamda... söylemler Türkiye’yi gerek Batı dünyasında, gerekse İslam âleminde yalnızlaştırdı. Türkiye, askeri vesayetin ortadan kalkması sonucu eski Yugoslavya benzeri bir noktaya sürükleniyor.Kanunların kâğıt üzerinde kaldığı, gücü yetenin kanunu aşmayı, hatta yok saymayı becerdiği bir coğrafya burası. AK Parti... kendine bağımlı bir yargı sistemi oluşturma yolunu seçti. Toplumun önemli bir bölümü, idarenin yanlılığına, polisin AK Parti’nin yeni askeri olduğuna inanıyor."
Bu gerçekler ışığında, Ergun Babahan'ın değil de, Bizimkiler'in Ergun beyinin daha sözüne güvenilir, daha sağlam karakterli bir insan olduğunu iddia etmek çok da yanlış olmaz herhalde...Demokrasi paketinden önce demokratik bir dil geliştirmek gerek, Ergun Babahan, t24.com.tr [tamamını okuyun]
21 Eylül 2013
At yarışı spor mu?
"...birahanedeki en genç insan kendisiydi, yaş ortalaması 65 filandı. Büyük çoğunluğu andropoza girmiş bu insanların tüm konuşmalarının hala "sikmek" eylemi üzerine olması, televizyonda açık olan spor kanalında gördükleri her kadın sporcu için birbirinden ilginç cümleler kurmaları sevindirmişti Samet'i. Yaşlı dayıların muahbbeti at yarışları başlayınca bu sefer kendi tuttukları atın jokeyi üzerine dönmeye başladı. Bir insanın her tarafının sikilebilir olacağını 30 yaşında, ilk defa o birahanede anlamıştı Samet, çünkü dayılar durmuyorlardı: Kaskından kırbacına, pantolonundan çizmesine kadar her yerini sikiyorlardı jokeyin. "Ekrandan jokeyi siken benim burada hayatımı siker" diye ince bi kıllandı sonra..."
Seni Gömmem İmkansız, samihazinsez, sf 51-52
[ via Nemesis Kitap ]
[ via Nemesis Kitap ]
05 Haziran 2013
Anlatacak hikayem kalmadı benim
Lafı uzatmayı sevmem (!!!) ya ben... Cem Boyner de sevmiyormuş...
(Edit: Ama o pankarta "Medyaya yatırım yapmamak ne güzelmiş xd xd" yazsaymış da olurmuş...)
14 Mayıs 2013
Yaran okuyucu yorumları
D-Smart hafta içi her akşam House M.D.'nin tekrar bölümlerini veriyor... Sonra da pazar günleri beş bölüm üstüste maraton çakıyor. Utanmadan bölüm aralarında "Doyamadınız mı, bir bölüm daha House, az sonra" türünden bir reklam da yapıyor. Biz de doyamıyoruz, hafta içi türlü işimiz olduğundan olsa gerek, haftasonları yükleniyoruz House'a...
Bir de internet diye bir şey var, yeni icat edilmiş sayılmaz ama hayatımıza etkilerini yeni yeni kanıksadık. Viral reklamlardan komik kedi videolarına kadar internet hayatımızın bir parçası oldu. Unutmadan, bir de herkesin internet içeriğine katkı yapması, izleidği/okuduğu şeylere yorum yapması gibi bir seçenek de var. Ben blogdan kaldırdım ama özellikle sayfa trafiğine önem verenler her şeyin yorumlanmasına izin veriyor.
Yorumlar çoğu zaman... Nasıl desem... İçeriğin kendisinden daha "içerikli" oluyor. Bir netizen söz konusu içeriği 2-3 kelimeyle çok iyi özetleyebiliyor, ya da bir başkası uzuuuun bir yorumla içerikteki her şeyi itin götüne sokabiliyor. Mesela meşhur "Keşkülden müminler" fenomeninde, iki durumundan da tek yorumda birleştiği, üstelik komiklikten yaran bir yorumla karşılaşmıtık.
Youtube kadar popüler olmayan portalların yorumları çoğu zaman, ne kadar "yarıcı" olsalar da popülerliğe kavuşamıyorlar... Ama benim içimden geldi, gerçekten yaran, üstelik de yardığı yerden ses getiren şu yorumu sizlerle paylaşmadan edemedim...
Bir de internet diye bir şey var, yeni icat edilmiş sayılmaz ama hayatımıza etkilerini yeni yeni kanıksadık. Viral reklamlardan komik kedi videolarına kadar internet hayatımızın bir parçası oldu. Unutmadan, bir de herkesin internet içeriğine katkı yapması, izleidği/okuduğu şeylere yorum yapması gibi bir seçenek de var. Ben blogdan kaldırdım ama özellikle sayfa trafiğine önem verenler her şeyin yorumlanmasına izin veriyor.
Yorumlar çoğu zaman... Nasıl desem... İçeriğin kendisinden daha "içerikli" oluyor. Bir netizen söz konusu içeriği 2-3 kelimeyle çok iyi özetleyebiliyor, ya da bir başkası uzuuuun bir yorumla içerikteki her şeyi itin götüne sokabiliyor. Mesela meşhur "Keşkülden müminler" fenomeninde, iki durumundan da tek yorumda birleştiği, üstelik komiklikten yaran bir yorumla karşılaşmıtık.
Youtube kadar popüler olmayan portalların yorumları çoğu zaman, ne kadar "yarıcı" olsalar da popülerliğe kavuşamıyorlar... Ama benim içimden geldi, gerçekten yaran, üstelik de yardığı yerden ses getiren şu yorumu sizlerle paylaşmadan edemedim...
House'ı tanıtım metininde hata var "En iyi hastane dizilerinden biri" diyor, "En iyi hastane dizisidir" diye düzeltirseniz sevinirim. Annem öksürdüğünde ona tip tip bakıp teşhis koymaya çalışıyorum, Doktorlar'ı izleseydim öksürmesini umursamaz gider bir hemşireye aşık olurdum.Televizyon izlemeyi sevseniz de sevmeseniz de, televizyonun ve dramaların varlığına karşı kayıtsız kalamazsınız. İzlemişken iyi bir drama izleyim bari diyenler için House M.D. iyi bir alternatif. D-Smart 15. kanalda... (oha resmen reklam yaptım xdxd)
27 Nisan 2013
Bir hatıra defteri olarak Blog
Bence "before-after" fotoğrafı, Mel Gibson'ın kendine yakışanı giymesidir...
Yeni nesil Football Manager oyunuyla ilgili 2-3 kelime karalayacaktım. Eski FM yazılarını bir gözden geçireyim dedim... Eski yazılardan biriyle aynı sayfada yer alan ve diyet istikrarımla ilgili yazdığım şu yazıyı görünce nostaljik hislere kapıldım. Kilo 103 iken hedef 95 miş.. Doğrusu çok düşük tutmuşum beklentilerimi. Ama bu kadarını ben de bilemezdim.
Diyete ilk başladığımda 140 kiloydum. Ufak tefek 3 insan çıkar! İlk kez 120 kilonun altına indiğimde nasıl sevindiğimi hatırlıyorum... Ve ailemin "Eridin bittin, kuşa döndün Serhat" diyerek şaşırmalarını...
Sonraları hedefimi 99 diye belirlediğimi anımsıyorum... Hani 3 basamaklardan 2 basamaklara inip siz normal insanların arasına karışırım belki diye... Ama arada BMI tablolarına da bakıyordum elbette. 23 BMI için 75-80 arası rakamlar olması gerektiğini öğrenince de tersine bir gülme almıştı, "Ya 80 kilo erkek mi olur ahahah" diye...
Bugün baskülde gördüğüm
22 Nisan 2013
Bana kazık atanlar kervanına RSS Grafiti ve Facebook da katıldı
Biliyorsunuz, insan içine çıkmaktan vazgeçeli epey oluyor. Gerçi bu aralar, ekonomik durumum yine kötüye gittiğinden, yine iş arama gibi bazı heveslere kapıldım. Ama inanın "Ah bir işe girsem de adam olsam, sekizbeş çalışsam, evlensem, televizyon karşısında uyusam" gibi bir niyetim yok. Sadece Bağ-Kur pirimlerimi ödemek gibi bir beklentim var. (Ha, bir de Diablo III'ü ultra ayarlarda oynatabilecek bir bilgisayar almak istiyorum, evet. Ama Allah beni nefsimle sınamasın inşaallah. Yoksa bin liralık bilgisayarla tüketim toplumuna eklemlenmiş olmam)
Yine uzatıyorum, her zamanki gibi, bu insan içine çıkmama kararımın bir tezahürü olarak, biliyorsunuz Facebook ve Twitter gibi vakit katili ortamlardan uzak duruyorum. Facebook üniversiteden arkadaşlar için, Twitter da yurt dışındaki arkadaşlar için harika bir iletişim platformuydu. Ama insan içine çıkmayınca, arkadaşlara da ulaşmıyorsunuz haliyle... Hayatınızdan çıkıyor bu "Sosyal Medya" ortamları.
Her nasılsa, zamanında Facebook'a bir application yüklemişim. Blog olsun, Google Feed olsun, bütün RSS değişimlerimi anında Facebook sayfama "gammazlayan" bu uygulamayı etkinleştirdiğimi unutup, hayatımı yaşamaya devam etmişim. Geçen hafta, annemin isteğiyle Facebook'a girince, benim sayfamın muntazam olarak güncellendiğini farkettim. Üstelik bazı yanlış RSS kayıtlarını sayfamda görüntüleyerek, doğru olmayan bilgileri de paylaşmış yazılım...
Bu yanlış anlaşılmalar nedeniyle, RSS Grafiti ve Facebook'u kınıyor, arkadaşlarımın yanlış biçimde çeşitli işler yapıp da kendilerine haber vermediğim gibi bir izlenime kapılmalarına sebep olmalarından ötürü isyanımı dile getiriyorum. Evet, budur.
Yine uzatıyorum, her zamanki gibi, bu insan içine çıkmama kararımın bir tezahürü olarak, biliyorsunuz Facebook ve Twitter gibi vakit katili ortamlardan uzak duruyorum. Facebook üniversiteden arkadaşlar için, Twitter da yurt dışındaki arkadaşlar için harika bir iletişim platformuydu. Ama insan içine çıkmayınca, arkadaşlara da ulaşmıyorsunuz haliyle... Hayatınızdan çıkıyor bu "Sosyal Medya" ortamları.
Her nasılsa, zamanında Facebook'a bir application yüklemişim. Blog olsun, Google Feed olsun, bütün RSS değişimlerimi anında Facebook sayfama "gammazlayan" bu uygulamayı etkinleştirdiğimi unutup, hayatımı yaşamaya devam etmişim. Geçen hafta, annemin isteğiyle Facebook'a girince, benim sayfamın muntazam olarak güncellendiğini farkettim. Üstelik bazı yanlış RSS kayıtlarını sayfamda görüntüleyerek, doğru olmayan bilgileri de paylaşmış yazılım...
Bu yanlış anlaşılmalar nedeniyle, RSS Grafiti ve Facebook'u kınıyor, arkadaşlarımın yanlış biçimde çeşitli işler yapıp da kendilerine haber vermediğim gibi bir izlenime kapılmalarına sebep olmalarından ötürü isyanımı dile getiriyorum. Evet, budur.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Bunu Okumadan Geçmeyin
Bana inanmıyorsun bari korsana da inanma
Bilişim güvenliği uzmanı falan değilim. Bilgisayar mühendisi ya da programcısı da değilim. Hatta matematiği CB ile, mantığı (beşinci alışımd...
Blogun Kare Ası
-
D-Smart hafta içi her akşam House M.D. 'nin tekrar bölümlerini veriyor... Sonra da pazar günleri beş bölüm üstüste maraton çakıyor. U...
-
Kadınların paylaşacak daha çok materyali var. Popodur, efenime söyliyim genital bölgedir, herkeste var. Bir çift meme de Allah'a şükür b...
-
Bu ne sıcak lan? Olm bak adamın akılını başından alır, mübalasız söylüyorum götümden ter akıyor. Evet götümden! Arkama yaslanıp film seyrede...
-
Bilişim güvenliği uzmanı falan değilim. Bilgisayar mühendisi ya da programcısı da değilim. Hatta matematiği CB ile, mantığı (beşinci alışımd...






